Halvetine düşsem Yesevi gibi,
Azrail gelmeden bedenim diri...
Temizlemeden son manevi kiri,
Hayalimle yaşar, ebedi cennet…

Ölümden ürpermek dinsizin işi,
Dünyaya 'yurt' demek şeytanın eşi!
Cennet sandıkları maddedir leşi,
Bir gülüş yaşatır, söner ki cinnet…

Toprağa karışır beden çürümez,
Akıl iflas eder bunu göremez,
Dünya gözü ile tene süremez,
Bu ihanet midir yoksa acziyet? ! ...

Kumarbaz elinde döner zarında,
Işık asla görmez yanar nârında!
Aş alınterinde bilek kârında,
Kuldan istedikçe edersin minnet!

'Keskin sirke' derler 'küpüne zarar',
Onarılmaz halde bir anda azar!
Kıyamet derler ya anlıktır karar,
Ahdine kavuşmak adına sabret!

Yol görür binlerce, hayır birinde!
Anlık zevkler taze, izler derinde!
Son nefeste pişman, ecel terinde
Bir ömür faydasız bulunmaz cihet…

Gönül derler safi, durulmaz fani,
Tövbe eder yine, günahkâr sahi!
Vaadlerden başka, ne elde hani?
Yalnızlık şerbeti dildeki niyet…

Neyin sahibiyiz “Ben” mi azamet?
Düşünmesi bile olunca zahmet!
Yaşamakta değil onca keramet,
Sınavdır aslında, her şey emanet…

Makam, mevki, şan; aranılan kan!
Menfaat dorukta, şehvetine kan!
Kul hakkı da neymiş, her an oyalan
Sonsuz hayat olur, asıl sefalet!

Kan pıhtısı balçık derken toprakta,
İnsan yürümekte sudan çanakta!
Rahimde ruh oldu, öldü konakta!
Her nefsin yaptığı, ödedi diyet…

Halvetine girsem Yesevi gibi,
Azrail gelmeden bedenim diri...
Temizlemeden son manevi kiri,
Hayalimde yaşar, ebedi cennet…

Safet Kuramaz