2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: TATLI EKMEK

  1. #1
    Forum Görevlisi neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Yer
    adana
    Mesajlar
    2.811
    ALLAH cc razı olsun / Teşekkürler
    490
    279 Konusuna 336 Teşekkür Almış
    Tecrübe Puanı
    45

    Standart TATLI EKMEK

    Artık soluklanmak için durması gereken zamanlarındaydı.
    "Ah bir sandalye olsa da biraz dinlensem..."
    Mendilini çıkarttı.
    "Şükretmek lazım. Bu yorgunluk, ötede istirahat olur inşaallah..."
    İmam-Hatip Okulu Yaptırma ve Yaşatma Derneği'nin başkanıydı....
    Hem inşaat işlerinden anlardı, hem de mevzuattan. Sevilirdi de.
    "Ayıptır, koskoca Türkiye'de İmam-Hatipsiz birkaç ilden birisi bizimkisi.
    Yakışır mı bize?" diye milleti gayrete getiren de olunca,
    "Hadi düş önümüze de yaptır bakalım..." demişlerdi.
    Temeli atılana kadar bir heyecanla yürümüştü işler.
    Ya sonra?
    "Bir başıma kaldım...
    Ama kınamamalı. Kolay mı?
    Mübarek bina bir türlü doymak bilmiyor." O, binaya suç bulurdu; ildeki bilimum esnaf da ona.
    "Bir türlü doymak bilmezmiş ha?"
    Güldü.
    "Bu bina bitene kadar da doymayacağım. Yine geleceğim, yine isteyeceğim. Hiç de bıkmayacağım. Veletler..
    Yarın hepiniz ararsınız elimi öpmek için de bulamazsınız." Sabahtan bu yana girmedği dükkan var mı diye düşündü.
    "Dolaştık ama pek de birşey bulamadık..."
    Mendilini cebine koyup gidecekken arkasından birisinin kendisine seslenmesi ile durdu:
    "Hacı Emmi, Hacı Emmi..."
    Gözlerini kısarak baktı. Hamal Ali'ydi seslenen. Mahalleden komşusuydu.
    Gün boyu çalışan kazandığını da akşam çocuklarına götüren bir garipti. Severdi.
    "Buyur Ali'm" dedi yüreğindeki sevgiyi sesine iliştirerek. "Ne yaptın Hacı Emmi bugün nasıl hasılat?"
    "Bugün işler kesat be Ali... Millet sol tarafından kalkmış herhalde..."
    Ali'nin üzüldüğünü hemen hissetti. Yüreğinde ona ayırdığı hanenin bu arada genşleyiverdiğini de...
    Gözlerini iyice açtı, ne diyecek, ne yapacak bekledi.
    "Hacı Emmi şu benim bugünkü hasılatım...
    Buradan sade bir ekmek parası aldım. Bugün de çocuklar kuru ekmek yesinler..."
    Gözlerine hücum eden gözyaşlarını zorla iteledi.
    "Yok Ali, olmaz. Sen bunu git çocuklarına harca. Daha sevaptır."
    Ali dinlemedi bile. Döndü yönünü, hızlı adımlarla uzaklaştı. Arkasından bakakaldı.
    Artık gözyaşlarını itelemese de olurdu.
    Ertesi akşam aynı yerde yine Ali'ye rastladı.
    Yina aynı konuşma geçti aralarında.
    Ve yine Ali elini cebine attı. Bu sefer paylar gibi konuştu.
    "Yok aslanım, olmaz. Parasının hesabını bilmeyen nice zenginler senin kadar yardım etmiyor..."
    Ali, yüzünde acı bir gülümseme, hem parasını ayırdı hem de konuştu:
    "Hacı Emmi!
    Sen sadece al. Bak bu sefer kazancımın yarısını verebiliyorum.
    Kusura kalma. Bugün çocukların ekmeğinin yanında bir miktar katık götüreyim."
    Yüzüne sert bir ifade giyindi. Giyindi, ama iğreti durduğuna da hayıflandı.
    Gözlerini dikip eli ile Ali'nin para dolu elini ittirmeye çalıştı. Ali kararlıydı:
    "Hacı Emmi! sen sadece al, Allah için, benim ve çocuklarım için, okul binasına harca..."
    Fazla ısrar edemedi. Parayı alırken yüzü kızardı.
    Sanki kendisi için alıyormuş gibi başını önüne eğdi.
    Bakışlarını kaçırmaya çalışarak kısık bir sesle teşekkür etti: "Eh aslanım sen bilirsin. Allah hayrını kabul etsin."
    Ali, tok bir sesle "amin" çekti.
    Dönüp gidecekti ki, Ali'nin birşey sormak ister gibi yüzüne baktığını fark etti.
    "Sorsam mı sormasam mı diye düşünüyor da acaba ne?"
    Gözleri karşılaşınca Ali konuşmaya başladı. Sormuyor, aslında hayret ettiği birşeyi paylaşıyordu.
    Ali'yi dinlerken bugün az dükkan dolaştığı, dolayısıyla da fazla yorulmadığı halde neden soluklarının sıklaştığını anlayamıyordu.
    Ya böğrünün tam orta yerine oturan ve gittikçe büyüyen şu yumruk da neyin nesiydi?
    "Hacı Emmi bu sabah garip birşey oldu, onu danışacaktım.
    Bizim çocuklar elime yapıştılar.
    "Baba" dediler
    . "Dün aldığın ekmekler ne kadar tatlıydı!
    Ne olur bugün de aynı ekmekten getir bize." Çok şaşırdım Hacı Emmi. Yahu ben ekmeği hep Safi'nin fırından alırım.
    Sen de bilirsin ki ekmek hep aynı ekmek.
    Dün sadece ekmek götürebildim diye mahcubiyet duyarken bak şu Allah'ın işine ki onlar dünkü katıksız ekmekten çok memnun kaldılar.
    Ben bu işi çözemedim hele deyiver sırrını?" İçinin fırtınasından başı allak bullak dudaklarını ısırdı.
    Gözlerinde taşmaya hazır bir derya, dönüp gidecekken, belli belirsiz bir fısıltı ile "Bilmem" dedi.
    Başka ne diyecekti ki?

    "Yaşanmış Hikayeler"
    Mehmet Lütfi Arslan(genç dergisi editörü)
    Seviyorsan, cimrilik etme, söyle!
    Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla, Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum!
    Neyse, o olmalı insan...
    Kendisi olmaktan korkmamalı! Kendisi olmaktan kaçmamalı!
    Bil ki, sensin diye seni bırakmam;
    ama
    Ben olduğum için bırakırsan beni,
    Yas da tutmam arkandan!


  2. #2
    Uzman üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2010
    Mesajlar
    291
    ALLAH cc razı olsun / Teşekkürler
    16
    33 Konusuna 36 Teşekkür Almış
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: TATLI EKMEK

    emeginize saglık

Benzer Konular

  1. Ekmek İsrafını Önlemek...
    By Ebrâr in forum Pratik Bilgiler
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 18-08-12, 02:32
  2. afrikaya tv den ekmek göndermek..
    By neva in forum Ibret Alemi/Kissalar hisse
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04-04-11, 19:15
  3. BİR TATLI TEFEKKÜR
    By neva in forum Özgün yazılarımız
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 20-05-09, 13:56
  4. ŞEYTANIN İNSANA TATLI GELEN 12 SÖZÜ
    By Gönülbagi in forum Edebi Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11-01-09, 19:01
  5. ACIM TATLI EY SEVGILI...
    By Gönülbagi in forum Gönülbagi
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 20-05-08, 20:47

Members who have read this thread: 0

There are no members to list at the moment.

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •