Sensizim, yalnızım, kalabalıkların orta yerinde ıssızım
Her geçen gün artıyor hasretimle kanayan sızım
Umudumla çaresizliğim cenk ediyor kalbimin en işlek yerinde
Ve ben yürürken aynı yerde saymanın hüznüyle eriyorum günbegün
Her gece saatler üçü gösterirken hayallerimde sen!
Doğrularımla bir nebze olsun ferahlarken
Yanlışlarımla dizlerinin dibinde biçare ağlayan yine ben!
Gidip gelirken iki duygu arasında hüzünle titriyorum
Bazen sessiz çığlıklarım bedenimde yankılanıyor
Bazen de buğulu tebessümlerim Dünya’mı bir damla aydınlatıyor.
Solgun bir çiçeğim sanki
Son yaprağımla tutunuyorum..
Ilık bir meltem eser diye korkuyorum
Ha düştüm, ha düşeceğim, dallarım sallanıyor
İşte iki kapım gidip geldiğim; korkum ve ümidim
Yaşıyorsam ölmek üzereyim faniye
Ölüysem dirilmek; Baki’ye..
Bekler misin beni orda?
Sarar mısın şefkat kollarınla
Düştüğümde tutar mısın ümmetim diye ellerimden?
Alır mısın Leva-ül Hamd sancağına?
Kalbime adını zümrüt harflerle yazdığıma bakıp
Gözyaşlarımı siler misin o gün?
Ey sevgili unutma ne olur
Hatırla, seni nasıl sevdiğimi…