PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Keşmir Sorunu Ve Pakistan - Hindistan Gerginliği



ahmadov4181
26-04-07, 19:09
Keşmir Sorunu ve Pakistan - Hindistan Gerginliği


Giriş
Keşmir meselesi İslam coğrafyasının kapanmamış ve sürekli kanayan yaralarından biridir. Ama ne yazık ki bu bölgede yaşanan problemler, sıkıntılar Türkiye basınına yeterince yansımamaktadır. Geçtiğimiz günlerde Hindistan yönetiminin Keşmir'e yönelik bir hava operasyonu başlatması ve bu operasyon esnasında Pakistan hava sahasını ihlal eden iki Hindistan uçağının Pakistan tarafından düşürülmesi bu iki ülke arasında da gerginliğe yol açtı. Biz de bu gelişmeler vesilesiyle bu haftaki yazımızda okuyucularımızı Keşmir sorunu, Pakistan - Hindistan gerginliği ve Hindistan'ın bölgede izlediği saldırgan politikası hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgilendirmek istedik. Önce Keşmir sorunundan başlamak istiyoruz.

Unutulan Keşmir Sorunu
Keşmir tabii güzellikleriyle, yeşillikleriyle ve verimli arazileriyle tanınan bir bölge. Bu özelliklerinden dolayı "cennet vadi" olarak adlandırılmaktadır. Coğrafi olarak Hindistan, Pakistan, Afganistan ve Çin'in kesişme noktasında yer almaktadır.

Keşmir, bir bölümü Hindistan, bir bölümü Pakistan sınırları içinde yer alan ve halkının büyük çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu bir bölgedir. Pakistan sınırları içinde kalan kısmı "Azad Keşmir (Özgür Keşmir)" olarak adlandırılmaktadır. Bu bölüm Pakistan'ın bağımsız olmasından sonra, cihad yoluyla Hint işgalinden kurtarılarak Pakistan'a katılmıştır.

Aslında Pakistan'la Hindistan'ın ayrılması esnasında imzalanan anlaşmada belirlenen şarta göre Müslümanların çoğunlukta olduğu bölgeler Pakistan'a, diğer bölgeler ise Hindistan'a kalacaktı. Fakat Hindistan, nüfusunun büyük çoğunluğunun Müslüman olmasına rağmen Keşmir'i Pakistan'a bırakmak istemedi. Bunun üzerine çıkan silahlı mücadelede bir bölümü kurtarılarak Pakistan'a katıldı. Ancak nüfusunun çoğunluğunun Müslüman olmasına rağmen önemli bir kısmı hala Hindistan işgali altındadır.

1952'de BM gözetiminde Hindistan'la Pakistan arasında imzalanan barış anlaşmasıyla Keşmir halkı arasında Pakistan veya Hindistan'dan hangisini tercih ettikleri konusunda bir referandum yapılması kararlaştırılmıştı. Ancak o tarihten buyana Hint yönetimi bu anlaşmanın gereğini yerine getirmeyerek herhangi bir referandum yapmadı.

Keşmir'in Hindistan işgali altında kalan kısmının yüzölçümü 138.935 km2, nüfusu yaklaşık 12 milyon civarındadır. Bu nüfusun yaklaşık % 85'i Müslümandır. Müslüman olmayan nüfusun da önemli bir kısmı Hindistan hükümetinin uyguladığı nüfus kaydırma politikasıyla oluşturulmuştur. İşgal altındaki Keşmir'in başkenti de Srinagar'dır.

Bu kesimin Hindistan sultası altında kalmasında İngiliz sömürgecilerin de önemli rolü olmuştur. Çünkü Güney Asya'yı uzun bir süre yönetimleri altında tutan İngiliz işgalciler 1947'de bölgeden çekilirken burayı Hindistan'ın işgal etmesine yardımcı oldular. Zaten uluslararası sömürgeci güçler Keşmir'in Hint işgali altında kalmasından yana bir tavır koymamış olsalardı 1952'de imzalanan anlaşmanın gereğinin yerine getirilmesi ve bölgede bir referandum gerçekleştirilmesi için Hindistan'a baskı yaparlardı. Bu durum söz konusu anlaşmanın BM gözetiminde imzalanmış olmasının fazla bir anlam taşımadığını ve sömürgeci güçlerin çıkar hesaplarının öne çıkması durumunda BM gözetiminin bir güvence oluşturmadığını gözler önüne sermektedir.

Keşmir ve Hint Zulmü
Hindistan Keşmir'deki Müslümanları ağır bir zulüm ve işkence ile yönetim altında tutmaktadır. Hindistan bu bölgedeki Müslüman halkı sindirmek ve onları kendi despotizmine boyun eğmeye zorlamak için şimdiye kadar bir sürü katliam gerçekleştirdi. Bu bölgedeki zulmünü devam ettirebilmek için yarım milyon asker bulunduruyor ve sürekli sıkıyönetim uyguluyor. Askerlere Keşmir'deki bağımsızlık mücadelesini bastırmaları ve Müslüman halka göz açtırmamaları için her türlü yetki verilmiş. Çoğunluğu hindulardan oluşan ve Müslümanlara karşı özel bir kinle yetiştirilen askerler de kendilerine verilen yetkiyi sonuna kadar kullanarak insanları hunharca öldürüyor, sorumsuzca tutuklayıp işkence ediyor ve bazen de kadınlara tecavüz ediyorlar. Keşmir'deki hastaneler ve sağlık kuruluşları sürekli Hindistan askerlerinin saldırıları sonucunda yaralananlarla dolup taşıyor. Kısacası Hindistan askerleri Keşmirli Müslümanları zulmün her çeşidine maruz bırakıyorlar.

Hindistan'ın Keşmir'de sergilediği vahşet Yugoslavya yönetiminin Kosova'da sergilediği vahşetten farklı değildir. Gerçekleştirilen vahşi saldırılarda Müslümanların birçok ileri geleni de şehit edildi. Haziran 1990'da şehit edilen Keşmir Müftüsü Muhammed Faruk bunlardan biridir. Müftü Muhammed Faruk'un cenaze töreninde Hint işgal güçlerinin, törene katılanlara yönelik olarak düzenledikleri vahşi saldırıda da 300'den fazla Müslüman şehit edildi. Bu vahşi katliamdan sonra Müslümanlar suçlu ilan edilerek sokağa çıkma yasağı uygulaması başlatıldı. Bu yasak günlerce sürdü ve Müslümanların zorunlu yiyecek maddelerini almaları, hastane veya camiye gitmeleri için bile dışarı çıkmalarına müsaade edilmedi. Bu yüzden insanlar aç ve her türlü sağlık hizmetinden mahrum bir şekilde günlerce evlerine hapsedildiler. Bu olay Hindistan'ın bölgede izlediği insanlık dışı vahşet politikasına dikkat çekmek için verdiğimiz bir örnek. İşgalci Hint yönetimi, İngilizlerin bölgeden çekildiği 1947'den buyana bunun gibi yüzlerce katliam ve vahşet manzarası sergilemiştir.

Keşmir Halkının Bağımsızlık Mücadelesi
Hindistan işgali altındaki Keşmir'in işgalden kurtarılması için mücadele veren çeşitli örgütler bulunmaktadır. Bunlardan bazıları Keşmir'in tamamen bağımsız olmasını isterken, bazıları "Azad Keşmir" gibi Pakistan'a bağlanmasını istiyorlar. Keşmir'in tamamen bağımsızlığını isteyenleri de ikiye ayırmak mümkün. Bir grup meseleye kavmiyetçi bir anlayışla yaklaşırken, diğer kesim İslami bir anlayışla yaklaşıyor ve Keşmir'in bağımsız ancak İslami bir devlet olmasını istiyor.

Keşmir'in bağımsızlığı için mücadele eden gruplar genellikle faaliyetlerini Pakistan'dan yürüttüklerinden dolayı Hindistan bu ülkeye karşı tavır almakta ve uluslararası kuruluşların Pakistan'a baskı yapmalarını istemektedir.

Keşmir'in bağımsızlığı için mücadele eden örgütlerin başında Keşmir Kurtuluş Cephesi'ni anmak gerekir. Fakat bu hareket daha çok etnik kimliği öne çıkarmakta ve meseleye bu bakış açısıyla bir çözüm aramaktadır. Hareketin liderliğini de Emanullah Han yapmaktadır. Emanullah Han, Batılı anlayışlardan etkilenmiş, İslami yönü zayıf biri olarak bilinmektedir.

Meseleye İslami açıdan yaklaşan oluşumlar içinde ise Keşmir İslami Cemaati'ni anmak gerekir. Bu oluşum, İmam Ebu'l-Ala el-Mevdudi tarafından kurulmuş olan ve bütün Hint yarımadasında faaliyetlerini yürüten Cemaati İslami'nin Keşmir kanadı niteliğindedir. Bu cemaatin Keşmir oluşumunun iki ayrı kanadı bulunuyor. Bir kanadı Pakistan sınırları içinde kalan Azad Keşmir İslam Cemaati, diğer kanadı ise Hindistan sınırları içinde faaliyet yürüten Keşmir İslami Cemaati'dir. Azad Keşmir kanadının faaliyetleri daha çok siyasi niteliktedir. Hindistan işgali altındaki bölgede faaliyet yürüten kanadı ise çeşitli siyasi ve kültürel etkinliklerinin yanı sıra silahlı mücadeleye de ağırlık vermektedir.

Pakistan - Hindistan Gerginliğinde Keşmir Sorunu
Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere Hindistan, Keşmir'deki bağımsızlık yanlısı hareketlerin en büyük desteği Pakistan'dan aldıklarını iddia ettiğinden Keşmir meselesi bu iki ülke arasında sürekli gerginlik sebebi olmaktadır. Bu gerginlik biri Pakistan'ın kuruluşu fiilen gerçekleşmeden önce olmak üzere üç büyük savaşa sebep olduğu gibi, birçok kere de Pakistan'la Hindistan'ı savaşın eşiğine kadar getirdi. Bu gerginlik aynı zamanda iki ülkeyi silahlanma konusunda tehlikeli bir yarışın içine sokmuştur. Bu yarış sebebiyle her ikisi de sadece karşılıklı olarak birbirlerini değil bütün bölgeyi tehdit edecek miktarda nükleer silah sahibi olmuşlardır.