PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın



AskSairi
23-04-13, 14:27
http://webtv.hurriyet.com.tr/2/39346/0/1/cocuklariniza-bu-isimleri-koymayin.aspx



Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk, “Aileler çocuklarına Sanem ismi çocuğa
verilmemeli, Sanem, put demektir. Aleyna sıkça duyduğumuz bir isim ama anlamı
üstümüze bela, sıkıntı demektir” demişti. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet
Görmez'in cevabı gecikmedi. Görmez “Doğrusu kastını aşan ciddi bir yanlış anlama
ile karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isterim” dedi



Yrd. Doç. Dr. Öztürk, çocuğa isim vermenin kültürel, sosyal ve dini açıdan
önemli bir konu olduğuna işaret etti. Pek çok ailenin Kur'an-ı Kerim'de geçen
isimleri çocuklarına vermek istediklerini söyleyen Öztürk, Kur'an'da geçen her
kelimenin ise isim olarak konulamayacağını hatırlattı. Günümüzde yaygın olan ve
Kur'an'da geçtiği için konulan çok sayıda ismin anlamının yanlış olarak
bilindiğini, gerçek anlamlarının ise isim olarak verilemeyeceğini ifade eden
Öztürk, çocuklarına Kur'an'dan isim koymak isteyen aileleri seçici davranmaları
konusunda uyardı.


'ANLAMLARI BİLİNMEDEN İSİM VERİLİYOR'

Kuran'dan isim konulurken seçilen kelimenin gerçek anlamının öğrenilmesi için
uzman kişilere danışılmasını tavsiye eden Öztürk, isim kitaplarında veya
internette geçen adların anlamlarının da irdelenmesini istedi.
Öztürk, şöyle
devam etti:
“Aileler çocuklarına Kuran'dan isim koymak isterken ismin
anlamına çok dikkat etmeliler. Mesela Sanem ismi çocuğa
verilmemeli, Sanem, put demektir, Aleyna sıkça
duyduğumuz bir isim ama anlamı üstümüze bela, sıkıntı aksın demektir. Kuran'da
geçen her kelimenin isim olmayacağı bilinmelidir. Kur'an-ı Kerim'de geçen her
kelime 'Bu Kuran'da geçiyor isim olur” mantığıyla çocuklara verilmemelidir.
Kur'an'da geçen kelimelerin anlamı iyi bilinmelidir. Kezban
ismi Kur'an'da geçiyor diye veriliyor. Oysa Kezban
yalancı demektir. Çocuğa bu ismi koyarsanız, 'yalancı, yalancı' diye çağırmak
zorunda kalırsınız. Aleyna 'üstümüze bela sıkıntı aksın',
Bekir, 'deve yavrusu' demektir. Hz. Ebubekir'in
ismi Abdullah'tır Ebubekir lakabıdır. Bu husus
karıştırılmamalıdır. Rumeysa 'gözü çapaklı kadın' demektir.
Hüreyre, 'kedicik' demektir. Kayra eski Türk
mitolojisinde 'tanrı' demektir, Allah'tan başka ilah mı olur? Çocuğa tanrı ismi
konulmamalıdır. Melis, Yunan mitolojisinde 'tanrıça' demektir,
şişman ve tembel anlamlarına da gelir. Erçin 'ücret' anlamına
gelir. Bir insanın ücreti olamaz.”



MEKRUH İSİMLER
Dinen mekruh sayılan isimler de olduğunu vurgulayan Öztürk, sözlerini şöyle
sürdürdü:
“Resul, Nebi, Cebrail, Azrail, Mikail, İsrafil
isimleri konulmamalı, hoş değil. Samet ismi, hiç
kimseye muhtaç olmayan demektir. Bu sadece Allah'a mahsus bir durumdur, isim
olarak kullanılamaz. Gülsüm gariban, zavallı kimsesiz
anlamındadır. Julide Farsça'da dağınık, perişan demektir.
Cennet bahçesi olarak bilinen İrem ise Allah'ın gazabına
uğrayan sahte cennettir. Bade ismi içki demektir.
Hannas ismi şeytanın ismi. Alara, Rosa, İleyda
bunlar İslam isimleri değil gayrimüslim isimleridir ve çocuklara
konulmamalıdır. Anlamı kötü olan, anlamsız şeyler de çocuklara isim olarak
konulmamalıdır.”

'İSİM HER DİLDEN OLABİLİR'

Yrd. Doç. Dr. Öztürk, “İsim her dilden olabilir. Yeter ki anlamı güzel olsun,
yaşadığı toplum ve kültüre yabancı olmasın” dedi.
Barış, Mert, Özgür,
Sevgi gibi isimlerin kullanılabileceğini, aynı şekilde Kerim,
Macit, Zeynep, Hasan, Abdullah, Kevser, Abdurrahman gibi isimlerin
çocuklara verilmesinde bir sakınca olmadığını aktaran Öztürk, isimlerde Allah'a
kulluğun ifade edilmesi gerektiğini vurgulayarak, İslam büyüklerinden hatıra
kalan isimlerin kullanılabileceğini, halk arasında yaygın olan Fatma,
Ayşe, Ahmet, Mehmet, Muhammet, Mustafa, Zeynep gibi isimlerin de
benimsendiğini söyledi.

AskSairi
23-04-13, 14:29
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/21651073.asp

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk'ün
ailelerin çocuklarına koyduğu isimlere ilişkin yaptığı açıklamayla ilgili,
“Doğrusu kastını aşan ciddi bir yanlış anlama ile karşı karşıya olduğumuzu ifade
etmek isterim” dedi.




Almanya temasları çerçevesinde Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB)
genel merkezini ziyaretinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Şahsen müftümüzün
basına yansımış şekliyle ifade etmiş olmasına ihtimal vermiyorum. Çünkü bu
isimlerin her birisi topluma mal olmuş, tarihe mal olmuş çok önemli isimler. Her
birinin arkasında çok büyük tarihi değerler mevcuttur. Bunları kadim sözcüklerin
satır aralarından çıkarılan manalar ile değerlendirmek son derece yanlıştır.
Tamamen kastını aşan zorlama bir yorum olduğunu tahmin ediyorum. Bundan dolayı
hiçbir kardeşimizin incinmesini istemeyiz. Bu tamamen kastını aşan zorlama bir
yorumdan kaynaklanıyor” diye konuştu.

Görmez, söz konusu isimlerin her
birisinin arkasında tarihe mal olmuş çok yüksek değerler olduğunu vurgulayarak,
“İsmin Arapçadaki diğer adı Alemdir. Alem aynı zamanda arkasında önemli
erdemleri, faziletleri, sembolleri, simgeleri bulunduran kelime ve kavramlar
demektir. Toplum hem Türkiye'de hem de dünyanın muhtelif yerlerinde bu isimleri
verirken hiçbir zaman kadim sözcüklerde yüzlerce sözlük manası olan herhangi bir
kelimeyi dikkate alarak vermezler. Bunu düşünmek dahi, eleştirmek dahi abesle
iştigaldir” dedi.